Liqui Moly Geleceğin Motor Yağı Teknolojisine Hazırlanıyor

Almanya merkezli Liqui Moly motor yağları, katkılar ve servis ürünleri üretiyor. Aynı zamanda firma müşterilerine kaliteli ürünler sunmakla kalmıyor, aynı zamanda onlara bir değerler paketi olarak hizmetlerini ulaştırıyor. Auto Spare parts World / Oto Yedek parça Dergisi olarak firmanın Almanya-Saarlouis’de bulunan üretim tesisine düzenlenen basın gezisine katıldık ve firmanın üretim süreçlerini izleme fırsatı bulduk.

1957 yılında kurulan Liqui Moly, katkı maddesi üretimi ile faaliyete geçti ve firmanın ilk üretimi olan motor yağı katkısı hala raflarda yer buluyor. Firma motor yağı üretimini ise 1970’li yıllardan bu yana sürdürüyor. Yıllık cirosu 415 milyon Euro civarında olan Liqui Moly cirosunu 5 içinde ikiye katlama başarısını göstermiş. 110’dan fazla ülkeye ihracat yapan Liqui Moly cirosunun yaklaşık yarısını ihracat gelirleriyle yapıyor ve firma tarafından bu ihracat oranın giderek artacağı öngörülüyor.

Üretimini Almanya’da gerçekleştiren firma “Made in Germany” (Almanya’da üretilmiştir) vurgusuyla uluslararası pazarda yer alıyor. Liqui Moly ürün yelpazesinde motor yağları, katkılar, diğer kayganlaştırıcı çeşitleri, servis ürünleri, otomobil bakım ürünleri, motosiklet ürünleri, tamirhane ekipmanları, mastik ve yapıştırıcılar bulunuyor. Firma toplamda 4.000 adeti aşan sayıda ürünü satışa sunuyor.

Méguin 1847 yılında Gustav Méguin tarafından Saarlouis’de kuruldu. Arabalar, vagonlar vs için gres yağı üretimi ile üretime başlayan firma; 1890’lı yıllarda ürün portföyünü çelik üretimi için kayganlaştırıcılar, mineral yağlar, teknik gresler ile genişletti. 1970’li yıllarda Liqui Moly ile işbirliğine giren firma 2006 yılında Liqui Moly tarafından satın alındı. Bu nedenle Saarlouis fabrikasında iki marka ile karşılaşmak mümkün.

Liqui Moly kendini sadece kaliteli ürünler üreten bir marka olarak konumlandırmıyor. Aynı zamanda şirket servis noktaları, satış konsepti, satış desteği ve sponsorluklarla da pazarda konumlandırıyor. Böylece ürün satış noktalarında firma kullanıcı ile daha yakın bir iletişim kurabiliyor. Liqui Moly müşterilerine sadece bir ürün değil, aynı zamanda kapsamlı bir paket sunmuş oluyor.

Firmanın etkin olduğu bir diğer alan da sponsorluklar. Otomobil yarışlarına sponsor olan Liqui Moly; World Touring Car Championship-WTCC’de (Dünya binek Otomobiller Şampiyonası) yarışan Team Engstler’in sponsorluğunu yapıyor. Türkiye’de ise ralli pilotu Burcu Burkut Erenkul’un sponsorluğunu yapan firma WTCC’nin Belçika ayağının gerçekleştiği Spa, Francorchamps pistinde Franz Engstler ile tur atma imkanı sundu.

Saarlouis’deki üretim tesisi gezisine dönecek olursak Liqui Moly Ar-Ge ekibinden Oliver Kuhn bizlere tesisi tanıtarak, motor yağı hakkında bilgi verdi. Motor yağı üretiminde kullanılan hammaddeler üzerine seçici olduklarını belirten Kuhn, yüksek kalite üretim için malzemelerin özenle seçildiğini ve hassas işlemler sonrasında motor yağı üretiminin gerçekleştiğini anlattı. Bu hassasiyet Almanya’da yayın yapan 4 önemli otomobil dergisinin okuyucu oylarıyla Liqui Moly’nin 2014 yılında en iyi markası olması başarısını da getirmiş.

Fabrikadaki bilgilendirme toplantısında Oliver Kuhn basın mensuplarına motor yağı üretimi, kullanılan katkılar ve otomotiv sektöründeki gelişmeler doğrultusunda motor yağlarının geleceği hakkında bilgi verdi.

Motor yağlarının temel bileşeni: Baz Yağlar

Ham petrol, binlerce farklı kimyasal bileşikleri içeren bir kaynak. Baz yağlar için de ana kaynak olan petrol, diğer kimyasallar için de geniş bir uygulama yelpazesi sunuyor. Baz yağlar olarak tanımlanan ve motor yağlarının ana bileşeni olan ürünü elde etmek için ham petrol rafine ediliyor.

Katkı maddeleri yağlama ile ilgili olan fakat baz yağ içinde mevcut olmayan nihai ürün özelliklerini elde etmek için gerekli olan yağlama maddeleri ilave edilen kimyasal bileşikleri ifade ediyor. Katkının motor yağının olumlu özelliklerini güçlendirmesi gerekirken; istenmeyen özellikleri ortadan kaldırması ve ya en aza indirmesi bekleniyor. Ayrıca, katkı maddelerinin fiziksel özellikleri geliştiren (viskosite indeksini iyileştirme) ya da yağın kimyasal karakteristiklerini olumlu etkileyen (korozyon önleyici katkı maddeleri) özellikleri de bulunuyor. Antagonistik etkileri önlemek için katkı maddeleri birbirleriyle ve yağlayıcı madde ile uyumlu olması gerekiyor.

Temizleyici ve dağıtıcı katkılar yağın verimini arttırıyor

Dizel ve benzinli motorlarda yanma işlemi sırasında, az ya da çok motor yağını kirleten unsurlar ortaya çıkıyor. Bunlar esas olarak yağda çözünemeyen katı ya da sıvı yağ kirleticilerdir ve istenmeyen, tehlikeli bir etkileri vardır. Yanma sonucu oluşan bu istenmeyen maddeler motor parçalarını, metal yüzeyleri yıpratır ve yağ kalınlaşmasının yanı sıra motor yağının çamurlaşmasına neden olur. Önceki zamanlarda HD katkılar olarak bilinen deterjan / dağıtıcı madde katkıları, katı ve sıvıyı kirleten maddeleri çevreleyerek; motor parçalarında birikmesini önlemeli ve konsantrasyon içinde çamur oluşumu önlemek için bunları uzaklaştırmalıdır. Bunun yanı sıra bu katkılar asit ürünleri nötralize edilmelidir.

Aşırı Basınç / Antiwear – EP/AW Katkıları performansı arttırıyor

EP / AW katkısı sayesinde, kayma direnci olan metal parçalarda mukavemeti daha küçük olan kayar yüzeylerde son derece ince bir film oluşturmak mümkündür. Bu katkı normal koşullar altında parçalar üzerinde bir film tabakası oluşturur. Bu katkı ile basınç ve sıcaklık gibi aşınmayı arttıran koşullar altında yüzeylerin yağlanması sağlanır. Böylece metalin doğrudan metalle temas etmesinden kaynaklanan aşırı aşınma ve korozyon veya parçaların birbirine kaynamasını önlenir. Gerekirse, tabakalar sürekli olarak rejenere edilir. Motor ve dişli yağları ile ilgili bu katkıların uygulaması nedeniyle; giderek daha küçük yapısal birimler haline gelen motorlardan artan performans elde edilebiliyor.

Katkılar Viskozite İndeksini Geliştiriyor

Viskozite yağın akışkanlığını ifade eder. Viskozite düşük olduğunda film tabakası incelir ve sürtünme artar. Viskozite yüksek olduğunda ise yağ kalınlaşır ve aracın yakıt tüketimi artar. Isının artmasıyla da yağ viskozitesini değiştirir. Günümüzde motor hacimlerinin düşmesi, performansın artması ve yakıt tüketimini düşürmeyi hedefleyen çalışmalar değişken viskoziteli yağları gündeme getirmiştir.

Motor yağı spesifikasyonlarının yükselmesiyle yüksek kaliteli baz yağlara olan ihtiyaç ile birlikte kaliteli katkılara olan ihtiyaç da arttı. Geleneksel viskozite indeksi yükselticiler, oksidasyon testleri ve buharlaşma kaybı testleri kullanırken yeterince tatmin edici sonuçlar veremiyorlar. Motor temizliği ve bio yakıtlar ile uyumluluğu yanı sıra yeni motor yağı özellikleri ile ilgili tüm güncel gelişmeler için mevcut ACEA 2012 ana gereksinimleri var. Bu gereksinimleri karşılamak için yeni katkı teknolojileri gerekli ve katkı içeriği sürekli artacaktır. Günümüz motor yağları zaten yüzde 35’e varan oranlarda katkı içerir.

Motor yağı trendleri yıllar içinde değişti

Bundan 20 yıl önce 15W-40 ile 10W-40 motor yağları kullanılıyordu. Servis ömrü uzun olmayan bu yağlar 7.500 km’de değişiyordu. Egzoz gazı düzenlemeleri ise düşük seviyedeydi. Günümüzde ise düşük viskoziteli yağlar 5W-30, 5W-20 ve daha aşağısı kullanılıyor. Küçültülmüş boyutta, turbo şarjlı ve direkt injeksiyonlu motorlar kullanılıyor. Egzoz gazı için ise Euro normları uygulanıyor. Yeni motor teknolojilerinde ise düşük karbondioksit emisyonlarına ulaşmak hedefleniyor. Bu amaçla motor boyutları küçülüyor, direkt injeksiyon sistemleri kullanılıyor. Ayrıca alternatif yakıtlar da kullanılıyor.

Gelecekte motor yağı formülasyonunda ana konu çevreci gaz kaynakları ve partikül madde oranının azaltılması olacak. Diğer yandan üşük viskozite değerleri (Örneğin SAE 5W-20, yeni SAE 0W-16 ya da 5W-16) küçük parçaları korumak için katkıların performansının üst düzeye çıkarılması bekleniyor. Aynı zamanda motor yağlarından artık bio yakıtlarla kullanılabilir olması gerekiyor.

Otomobillerin gelişmesiyle birlikte şekillenen yeni motor yağları yeni bir yapı kazanacak. Geçmiş dönem motor yağları artık modern motorlarda kullanılamayacak.

 

Bu konularıda İnceleyebilirsin
yorum Yap