Bu siteyi kullanarak Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları'nı kabul etmiş olursunuz.
Kabul et
Auto World DergisiAuto World DergisiAuto World Dergisi
  • Haberler
  • Otomobil
  • Fuar & Röportajlar
  • Kampanyalar
  • Dernek
  • Yedek Parça
  • Yeni Ürünler
  • E-DergiYeni
  • News
Bildirimler
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
Auto World DergisiAuto World Dergisi
Yazı Tipi BoyutlandırıcıAa
  • Haberler
  • Kapmanyalar
  • Otomobil
  • E-Dergi
Ara
  • Haberler
  • Otomobil
  • Fuar & Röportajlar
  • Kampanyalar
  • Dernek
  • Yedek Parça
  • Yeni Ürünler
  • E-DergiYeni
  • News
Bizi takip edin
Haberler

Otonom araçlarla “sıfır kaza ve emisyon” rüyası gerçek olacak

9 Kasım 2017
Paylaş
Bu haberin okuma süresi 6 dakikadır.
PAYLAŞ

Dünya otomotiv sanayine yön veren uzmanlar, bu yıl ikincisi düzenlenen Uluslararası Otomotiv Mühendisliği Konferansı (IAEC’17) için İstanbul’da buluştu. Türkiye ihracatının 11 yıldır lideri konumunda olan otomotiv sanayinde mühendislik faaliyetlerinin ve üniversite-sanayi iş birliğinin geliştirilmesi amacıyla düzenlenen IAEC’17’de, otonom ve elektrikli araçlardan akıllı şehirlere kadar pek çok konu panel ve konuşmalarla ele alındı.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği’nin (OİB) desteği, Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Otomotiv Teknoloji Platformu (OTEP), Taşıt Araçları Yan Sanayicileri Derneği (TAYSAD) ortaklığı ve Amerikan Otomotiv Mühendisleri Derneği (SAE International) iş birliği ile gerçekleştirilen ve yerli-yabancı çok sayıda sektör temsilcisini buluşturan IAEC’17’nin Başkanı Prof. Dr. Mustafa İlhan Gökler, “Türk otomotiv sektöründe daha da yetkin mühendisler yetiştirmek için yol gösterici olmayı hedefliyoruz. IAEC, gelecek yıl da 1-2 Kasım tarihlerinde gerçekleştirilecek” dedi.

Sıfır kaza ve emisyon için dört unsur gerekli

İki gün boyunca Gelecekte Hareketlilik temasının işlendiği konferansta, tüm dünyada güvenlik, çevre, maliyet gibi konularda çözüm olarak öne çıkan ve 2050 yılında 7 trilyon dolarlık bir ekonomi yaratması beklenen otonom araçlar konusu büyük ilgi gördü. Konferans için ABD’den gelen dünyanın en büyük otomotiv şirketlerinden General Motors’un Elektrik ve Kontrol Sistemleri Araştırma Laboratuvarı Direktörü Dr. Cem Saraydar, otonom araçlara ilişkin yaptığı konuşmada “Dünya otomotiv sektöründe sıfır kaza, sıfır trafik ve sıfır emisyon için güçlü bir dönüşüm yaşanıyor. Bu büyük bir rüya ancak gerçek olabilir. Bu rüyanın dört ana unsuru olarak; bağlantılı, otonom, elektrik ve paylaşım özellikleri öne çıkıyor” diye konuştu.

Dr. Cem Saraydar, gelecekte çok sayıda araçta kullanılacak özelliklere ilişkin şu bilgileri verdi: “Dünya genelinde çevreye duyarlı ve verimli araçlara talep çok artmış durumda. Bu da sektörde değişimi beraberinde getiriyor. Sıfır kaza, emisyon ve trafik için en önemli unsurlardan olan otonom araçların algılaması konusunda çok önemli teknolojiler geliştiriliyor. Otonom araçlarda başı yazılım çekiyor. Sensörlerden radar ve kameralara kadar çok sayıda teknoloji taşıtlara entegre ediliyor.”

Northeastern Üniversitesi Elektrik ve Bilgisayar Mühendisliği Bölümünde Doç. Dr. Taşkın Padır da konuşmasında sektörün insan-otonom araç etkileşimi üzerinde çalıştığına değinerek “Örneğin otonom aracınız gitmesi gereken rota yerine birden başka bir yöne doğru gitmeye başladı. Sürücü olarak neden böyle olduğunu bilmek isteriz, öyle değil mi? Yani otonom araçlar, sürücü ile iletişim kurabilecek mi? Bu tip konular da sektörün gündem maddeleri arasında” dedi.

Almanya beş yılda 400 hidrojen yakıt doldurma istasyonu kuracak

Gelecekte Elektrikli Araçlar panelinde konuşan FEV Elektronik ve Elektrifikasyon Başkan Yardımcısı Dr. Thomas Hülshorst, “Geri dönüşüm amacıyla elektrikli araçların bataryalarını sabit kullanım için birleştirmeye çalışıyoruz. Konu şu an araştırma aşamasında. Aynı şekilde bataryanın ağırlığı nasıl düşer? Yeni nesil batarya hücreleri ile bu mümkün. Amacımız yüksek verimlilik ve düşük gürültülü bir tasarım. Tüm şirketler entegre konsepte odaklanıyor” diye konuştu. Multiphysics Energy Solutions (MES) Genel Müdürü Prof. Dr. Murat Pekşen de Almanya’nın yeni teknolojiler konusundaki hedeflerine yer verdi. Pekşen şunları söyledi: “Almanya için yeni yakıt teknolojilerine yönelik araştırmalar büyük önem taşıyor. Temel hedef; 2050 yılına kadar ulaşımda yüzde 40 enerji tasarrufu yakalamak. Sadece hidrojen yakıt teknolojilerine ayrılan rakam 161 milyon Euro. Ülke genelinde 2023 yılına kadar 400 adet hidrojen yakıt doldurma ünitesi hedefleniyor.”

Türkiye için dijital servisler ve yazılımda fırsat var

Strategy& Ortağı ve otomotiv stratejisti olan Jörg Krings de Gelecekte Hareketlilik konulu konuşmasında şunları söyledi: “Otomotivde konvansiyonel teknolojiler ‘hareketlilik’ felsefesi ile beraber yerini uçan araçlara bırakacak. Tüm endüstri bu gelişmeleri göz önünde bulundurmalı. Tam otonom araçlar 2028’den itibaren daha yaygın olacak. Yine ABD, AB ve Çin’de 2025 yılında 450 milyon aracın hepsinin birbiri ile bağlantılı olması bekleniyor. Otonomun da içinde olduğu dört ana unsur sayesinde endüstri artık daha çevreci, verimli ve hesaplı hale gelecek. Yakıt teknolojileri konusunda ise 2030 yılına geldiğimizde satılan yeni araçlar ağırlıklı elektrikli ve hibrit olacak. Türkiye’nin değişen ekosistemde dijital servisler, teknoloji, yazılım, paylaşım gibi konularda pazar fırsatları olabilir.”

Araç sahibi olmak yerine paylaşım önemli

SAE Avrupa Operasyonları Direktörü Murat Doğru ise otomotiv sektöründe dönüşümü ele alan konuşmasında “Her yıl trafik kazalarında dünyada 1,3 milyon kişi hayatını kaybediyor. Bu nedenle geleceğin araçlarında güvenlik daha fazla olacak. Araçlar artık birbiriyle konuşuyor. Hız ve diğer bilgiler diğer araçlara aktarılıyor, güvenlik sağlanıyor. Diğer yandan ayrıca araç sahibi olmak yerine paylaşım daha önemli hale geldi” diye konuştu.

Ertrac Başkanı Dr. Stephan Neugebauer de Gelecekte Taşımacılık başlıklı konuşmasında “Taşımacılıkta karbon salınımı oranının 2050 yılına kadar yüzde 60 azaltılması hedefleniyor. İçten yanmalı motorlar hep olacak ama en çok hangi yakıt olacak, gaz, hidrojen? Şehir içinde elektrik, şehir dışında verimli, çevreye dost içten yanmalı motorlar olabilir. Yine hibrit de çok yaygın olacak. Güç aktarma konusunda genel trend bu yönde. Bu duruma bir de dijitalleşme ekleyin. Dijitalleşme, otonom sürüşten daha fazlası olacak. Sensör, altyapı, GSM operatörleri, yazılımlar, veri hizmetleri olacak. Tüm bu başlıkları Türk iş ortaklarımızla devam ettirmeyi isteriz” dedi.

Bu haberler ilginizi çekebilir

Engelsiz Showroom’da Engel Yok, Destek Var: Koçaslanlar
Türkiye’de Yılın Otomobili 2026 Finalistleri Açıklandı
Otomotiv endüstrisinin mart ayı ihracatı 3,3 milyar dolar oldu
Hyundai Boulder Concept New York’ta Sürpriz Dünya Prömiyerini Gerçekleştirdi
Dunlop yeni dönemindeki ilk adımını Blue Response TG ile attı
ETİKETLENDİ:"sıfır kaza ve emisyon"konferansmansetmühendislikOtonom araçlar

Aylık Haber Bültenine Kaydolun

Gelişmeleri takip edin! Güncel haberleri doğrudan e-posta kutunuza alın.
Kaydolmakla, Kullanım Şartlarımızı kabul etmiş ve Gizlilik Politikamızda belirtilen veri uygulamalarını onaylamış olursunuz. İstediğiniz zaman aboneliğinizi iptal edebilirsiniz.
Bu Haberi Paylaşın
Facebook Bağlantıyı Kopyala Yazdır

Dergimiz Yayında

Okumak için Tıklayın
FacebookBeğen
InstagramTakip et
YouTubeAbone Ol
Türkiye’nin ve dünyanın otomotiv gündemini tek bir noktada toplayan Auto World Dergisi; test sürüşleri, güncel kampanyalar ve sektörel analizlerle dijital yayıncılığa yeni bir soluk getiriyor. Otomotiv dünyasındaki en son gelişmeleri kaçırmamak için bizi takipte kalın.
  • Künye
  • İletişim
  • Hakkımızda
  • Son Sayımız
  • Gizlilik Politikası
  • Reklam
  • Abonelik
  • Dergi arşivi
  • Fuar Takvimi
  • Kullanım Şartları
banner
Tekrar hoşgeldiniz!

Hesabınıza giriş yapın

Kullanıcı Adı veya E-posta Adresi
Şifre

Şifrenizi mi unuttunuz?